Tık avcılarının kurbanı oldu
Yıl 1990..
Feriköy Erkek Öğrenci Yurdu'nda kaldığım zamanlardı.
Dormen Tiyatrosu, öğrenci yurdunun yan binasındaydı.
Bu nedenle sık sık oyunları seyretmeye giderdim.
Bir akşam önünden geçerken tiyatronun önünde aşırı kalabalığa denk geldim.
Promiyer varmış.
Galaya gelen ünlülerin kim olduğunu merak ettiğim için kapı girişinin bir köşesinde seyre daldım. Haldun Dormen, kapıda konuklarını karşılıyordu.
Bir ara yanıma gelip; "İçeriye girmek ister misin?" diye sordu.
O zamana kadar tanışmadığımız Haldun Dormen'in yanıma gelip beni galaya davet etmesinin verdiği şaşkınlıkla; "Teşekkür ederim. Kıyafetim uygun değil" şeklinde cevap verdim.
Konuşma sonra şöyle devam etti;
- O zaman oyunları seyretmeye gel.
- Yandaki öğrenci yurdunda kalıyorum. Zaten her oyunu seyretmeye geliyorum.
- Bilet alıyor musun?
- Tabii, alıyorum.
- O zaman artık alma. Bekle burada, hemen geliyorum. İçeriye girip elinde, "Davetlimdir" yazılı ve imzasının bulunduğu kartvizitle geldi.
Yıllar sonra yaptığımız bir röportajda; "Haldun bey, zamanında aramızda böyle bir sohbet geçmişti. Hep merak ediyorum. O akşam, o kalabalıkta benim farkıma nasıl vardınız? Gülerek şöyle dedi; "Çünkü orada tanımadığım bir tek sen vardın. Kim olduğunu merak ettim."
Temsili fotoğraf