PYD Yürütme Konseyi üyesi açıkladı: Şam ile SDG arasındaki görüşmeler durdu | Bölgede askerî hareketlilik arttı!
01 Aralık 2025 14:41
Güncelleme: 01 Aralık 2025 15:01
ABD'nin girişimiyle 10 Mart anlaşmasını uygulamaya geçirmek için ikinci kez bir araya gelen merkezî Şam yönetimi ile Kuzeydoğu Suriye Yönetimi arasındaki görüşmeler yeniden durdu. PYD Yürütme Konseyi üyesi Aldar Halil, Şam ile Kuzeydoğu Suriye’deki (Rojava) Kürt yönetimi arasındaki müzakerelerin durduğunu, Şam’ın taleplere yanıt vermediğini ve “fiilen ayrılığı teşvik eden” adımlar attığını söyledi.
Yeni süreç kapsamında çalışmalarına devam eden TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı'da PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüşmesine vurgu yapan Halil, bu temasların Suriye'nin geleceğini doğrudan etkileyeceğini belirtti.
Şam yönetimine yakın medyada Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında imzalanan 10 Mart anlaşmasında sona yaklaşıldığı ve sürenin bitmesi sonrası Kuzeydoğu Suriye'ye yönelik askerî harekâtın gündeme geleceğine yönelik haberler yayımlanmaya başlandı. Beşar Esad yönetimine son verilmesinin birinci yıldönümü nedeniyle meydanlara çıkan Cumhurbaşkanı Şara’nın lideri olduğu HTŞ gruplarının, Kürtleri hedef alan söylemleri gerginliği doruğa çıkardı.
Bölgedeki kaynaklar, Şam görüşmelerinin tıkanması sonrasında cephe hatlarındaki hareketliliğin giderek arttığını haber veriyor. Öncelikle, Deyrizor ekseninde yeni Suriye ordusu, HTŞ’ye yakın aşiret güçleri ile Halep bölgesinden Fırat Nehri’nin batı kıyısına kadar uzanan alanda faaliyet gösteren merkezî orduya bağlı 86. Tümenin hazırlıklarını artırdığı ileri sürülüyor.
Deyrizor'un batı kırsalındaki bazı askerî noktalara askerî takviye kuvvetleri gönderilirken Halep bölgesindeki Deyr Hafer ve Tişrin barajı cephelerinde, İHA destekli özel birimlerin eğitimlere başladığı ve bölgeye takviye güçler gelmeye devam ettiği ifade ediliyor.
Şam yönetimine bağlı ordu güçleri, silahlı aşiret güçleri ile Suriye Milli Ordusu’na (SMO) bağlı silahlı grupların cephelerdeki hareketine paralel olarak SDG'nin de hareketlendiği ve ağır silah desteğindeki askeri birliklerin önemli noktalara konuşlandığı haber veriliyor.
Bölgede gerginlik devam ederken ABD arabuluculuğunda yürütülen, Suriye geçiş hükümeti ile Kuzeydoğu Suriye yönetimi arasında yapılan entegrasyon görüşmelerinin tamamen durduğu bildirildi. Şara ile Abdi arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakat, aralık ayına kadar detaylı bir entegrasyon planı üzerinde anlaşılmasını öngörüyordu. SDG’ye göre ne Şam ne de Washington duraksamanın sebebine dair bir açıklama henüz yapmadı.
Görüşmelerin en kritik başlıklarından birinin, yaklaşık 70 bin kişiden oluşan ve yıllardır ABD öncülüğündeki koalisyondan eğitim alan SDG’nin, henüz inşa sürecindeki ulusal orduya nasıl entegre edileceğiydi. Diğer önemli başlık ise ülke yönetim modeliydi. Kürt tarafı, Suriye'nin etnik ve dini yapısına en uygun yönetim biçiminin “ademi merkeziyetçilik” olduğunu savunuyor.
Şara’nın daha önce sert biçimde savunduğu merkezîleşmiş devlet modeli zaman içinde yumuşamış, Abdi’nin aktardığına göre SDG’nin bir tümen ve en az iki tugayı korumasına onay vermişti. Ancak Şam bu pozisyondan geri çekildi ve SDG’nin yalnızca iki özel kuvvet tugayı ve bir kadın tugayıyla sınırlı kalması gerektiğini iletti.
Bu süreçte SDG ile Ankara destekli silahlı gruplar arasında sınır hattında tansiyon yükseldi; Rakka ve Tabka üzerinden kuzeydoğuya ulaşımı sağlayan yollar kapanınca bölgede ilaç dahil temel ihtiyaçlarda ciddi sıkıntılar yaşanmaya başladı.
Al-Monitor’a göre, tüm bu gelişmeler, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’la yürütülen görüşmelerle eş zamanlı ilerliyor. Ankara’nın, Öcalan’a SDG’nin orduya katılması ve Arap nüfusun çoğunlukta olduğu Deyrizor gibi bölgelerden çekilmesi yönünde çağrı yapması için baskı yaptığı ileri sürülüyor.
PYD Yürütme Konseyi üyesi Aldar Halil ise Al-Monitor’a yaptığı açıklamada, sürece dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Halil, Şam ile yapılan temasların hiçbir gerekçe gösterilmeden durduğunu belirterek şunları söyledi:
Halil, Şam’ın uygulamalarıyla Kürtleri dışlamaya çalıştığını savunarak, yolların, Kamışlı Havalimanı’nın ve kimlik bürolarının kapatılmasını örnek gösterdi:
Halil, bir ay içinde bölgedeki çatışmaların seyrinin netleşeceğini söyleyerek Öcalan ile yapılan görüşmelere dikkat çekti.
Halil, Cumhurbaşkanı Şara’nın İsrail ile bir anlaşma imzalayabileceğini ve bunun Türkiye’nin etki alanını sınırlayarak Kürt yönetimine “daha fazla manevra alanı” açabileceğini savundu.