İstanbul depremi için bilim insanlarından yeni alarm: Gözler Marmara’daki sessiz segmentte

📅 14.12.2025 15:20
İstanbul depremi için bilim insanlarından yeni alarm: Gözler Marmara’daki sessiz segmentte

14 Aralık 2025 15:20

Güncelleme: 14 Aralık 2025 15:31

Uluslararası bir bilim ekibi, İstanbul’u bekleyen olası büyük deprem riskiyle ilgili önemli bir uyarı yayımladı. Almanya’daki Helmholtz Yerbilimleri Merkezi öncülüğünde yürütülen ve dünya çapında kabul gören Science dergisinde yayımlanan araştırma, Marmara Denizi altındaki Ana Marmara Fayı’ndaki sismik hareketliliğin son yıllarda batıdan doğuya doğru ilerlediğini gösterdi. Bu ilerleyişin, İstanbul’a en yakın kilitli bölümde gerilim birikimine yol açtığı belirtildi. 

Aralarında Türk uzmanların da bulunduğu 14 kişilik ekip tarafından kaleme alınan makale, “Marmara Ana Fay Hattı'nın İstanbul yönüne doğru doğuya doğru kademeli olarak kırılması” başlığını taşıyor.

Araştırma, 2011 ve 2012’de Marmara’nın batı ve orta kesimlerinde başlayan orta büyüklükteki depremler ile 2019 Silivri depremi ve 23 Nisan 2025’teki 6,2 büyüklüğündeki sarsıntının, batıdan doğuya doğru bir kırılma dizisini ortaya koyduğunu ifade ediyor. Bu olayların, fayın kilitli yani uzun süredir kırılmamış olan doğu parçalarına doğru “zincirleme bir gerilim aktarımı” yarattığı vurgulanıyor.

Bilim insanları özellikle Avcılar açıklarında 15–20 kilometrelik bir “sessiz segment” olduğuna dikkat çekiyor. Bu bölgenin, bugüne kadar sismik hareketlilik göstermediği için gerilim biriktirmiş olabileceği ve bir sonraki orta veya büyük deprem için olası bir başlangıç noktası olarak değerlendirilebileceği vurgulanıyor. Ayrıca buradaki kırılma veya stres aktarımının, doğusunda bulunan ve tamamen kilitli durumda çok fazla gerilim biriktirmiş olan Prens Adaları segmentini tetikleyebileceği uyarısı yapılıyor.

Araştırmada, şu anda Marmara Denizi’nin Avrupa’daki en yüksek sismik tehlike alanı olduğu ve bu fay hattındaki gerilimin İstanbul’a doğru yaklaştığı kaydedildi. Bilim insanları, bu sürecin zamanlamasını belirlemenin mümkün olmadığını ancak riskin sürdüğünü ve bölgenin detaylı sismik izlemeye tabi tutulmasının önemini vurguladı.