
Asitler ve bazlar konu anlatımı oldukça önemlidir, çünkü bu iki kavram birbirine çok karıştırılabiliyor. Kimya derslerinde çokça üzerinde durulan ama hala asitle
İngilizce deyimler ve anlamları hakkında bilgi edinmek birçok yönden size avantaj sağlayacaktır. İzlediğiniz İngilizce dizi ve filmlerde, okuduğunuz İngilizce kitaplarda bu deyimlerle karşılaşabilirsiniz. Anlamını bilmediğiniz için çok da anlamlı bir sonuç elde edemezsiniz. Böyle bir durum yaşamamak için en çok kullanılan İngilizce deyimler sözlüğü edinmenizi tavsiye ederiz. Ama her an bu sözlüğe ulaşmak isterseniz haberimizin kalan kısmına inerek İngilizce deyimler ve anlamları için hazırladığımız listeye ulaşabilirsiniz.
İngilizcenin günlük konuşma dilinde deyimler ve atasözleri oldukça sık kullanılan önemli konuşma kalıplarıdır. İngilizce deyimler gerek yazı dilinde gerek konuşma dilinde olsun her zaman karşınıza çıkabilir. İngilizcede kullanılan deyimlerin anlamlarını ve kullanım yerleri hakkında gerekli bilgiye sahip olmanız işinize yarayacaktır. Bunun sebebiyse deyimlerin kendi başlarına anlamlı bir kullanımının olmamasıdır. Durum böyle olunca da cümle içinde geçtiği zaman eğer kullanılan kalıbın deyim olduğunu bilmiyorsanız size oldukça anlamsız gelebilir. Bu yüzden İngilizcede sık kullanılan ve yaygın olan deyimleri araştırıp öğrenmek duyduğunuz İngilizce konuşmaların size daha doğal gelmesini sağlayacağı için yaygın olan deyimlere hakim olmakta fayda vardır. Hazırladığımız listede İngilizce dilinde kullanılan en yaygın deyimleri derledik. Bu listeyi iyice incelerseniz izlediğiniz İngilizce dizilerde ya da filmlerde geçen muhabbetlerde ya da herhangi bir yerde katıldığınız, duyduğunuz İngilizce bir sohbet arasında kullanıldığını fark edersiniz. İşte sizler için hazırladığımız o liste:
- Speak of the devil
Anlamı: İti an çomağı hazırla
- A piece of cake
Anlamı: Çocuk oyuncağı
- No pain no gain
Anlamı: Emeksiz yemek olmaz
- To compare apples and/with oranges
Anlamı: Elmayla armudu karıştırmak
- Actions speak louder than words
Anlamı: Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz
- Don't count your chickens before they hatch
Anlamı: Dereyi görmeden paçayı sıvama
- Every cloud has a silver lining
Anlamı: Her işte bir hayır vardır
- He is a chip off the old block
Anlamı: Armut dibine düşer
- Once in a blue moon
Anlamı: Kırk yılda bir
- Save for a rainy day
Anlamı: Ak akçe kara gün içindir
- There's no such thing as a free lunch
Anlamı: Emeksiz olmadan yemek olmaz
- It's raining cats and dogs
Anlamı: Bardaktan boşalırcasına yağmur yağması
- Go back to the drawing board
Anlamı: Sil baştan başlamak
- Get a taste of your own medicine
Anlamı: Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma
- Hit the nail on the head
Anlamı: Taşı gediğine koymak
- It takes one to know one
Anlamı: Kişi kendinden bilir işi
- Kill two birds with one stone
Anlamı: Bir taşla iki kuş vurmak
- Play devil's advocate
Anlamı: Şeytanın avukatlığını yapmak
- Put something on ice
Anlamı: Rafa kaldırmak
- Spill the beans
Anlamı: Baklayı ağzından çıkarmak
- The devil is in the details
Anlamı: Davulun sesi uzaktan hoş gelir
- The early bird gets the worm
Anlamı: Erken kalkan yol alır
- A storm in a teacup
Anlamı: Pireyi deve yapmak
Anlamı: Köprüleri yakmak
- Calm before the storm
Anlamı: Fırtına öncesi sessizlik
- Curiosity killed the cat
Anlamı : Fazla merak kediyi öldürür
- Don't beat a dead horse
Anlamı: Boşa kürek çekmek
- Haste makes waste
Anlamı : Acele iş şeytan karışır
- The pot calling the kettle black
Anlamı: Tencere dibin kara seninki benden kara
- You can catch more flies with honey than you can with vinegar
Anlamı : Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
- Actions speak louder than words
Anlamı: Lafla peynir gemisi yürümez
- Better late than never
Anlamı: Geç olsun güç olmasın
- Born with a silver spoon in one's mouth
Anlamı: Ağzında gümüş kaşıkla doğmak