Güllü'nün kızı 'kasten öldürme' suçlamasıyla gözaltında: İşte şüpheli ölümün ardından adım adım yaşananlar...

📅 10.12.2025 11:36
Güllü'nün kızı 'kasten öldürme' suçlamasıyla gözaltında: İşte şüpheli ölümün ardından adım adım yaşananlar...

10 Aralık 2025 11:36

Güncelleme: 10 Aralık 2025 13:43

Roman asıllı, Türkiye'de arabesk ve fantezi müzik denilince akla gelen önemli isimlerden olan "Güllü" adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un (51) Yalova'daki evinin balkonundan düşerek hayatını kaybetmesinin üzerinden tam 75 gün geçti. 26 Eylül günü oğlu Tuğberk Yağız Gülter'in "elim bir kaza" olarak duyurduğu Güllü'nün şüpheli ölümü, ilk günden beri basında geniş yer tuttu, intihar ve cinayet iddialarıyla gündeme gelen olay çokça konuşuldu. Son olarak Güllü'yü öldürdüğü iddialarıyla anılan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve ölüm anında kendisiyle birlikte evde olan arkadaşı Sultan Nur Ulu, yurt dışına kaçma hazırlığındayken polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltıların "kasten öldürme" suçlamasıyla yapıldığı öğrenilirken Gülter ve Ulu’yu Yalova’dan İstanbul’a aracıyla götüren kişi ile İstanbul’da kaldıkları evin sahibi de gözaltına alındı. Dosya için gizlilik kararı verildi. Güllü'nün hayatını kaybettiği günden bugüne neler yaşandığını sizler için derledik...

26 Eylül günü, Yalova Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi üzerinde "yüksekten düşme" konusu olduğunun bildirilmesi üzerine görevliler adrese gitti. Belirtilen adreste hayatını kaybettiği tespit edilen Güllü hakkında Yalova Valiliği şu açıklamayı yaptı:

"Adrese gidildiğinde sanatçı 'Güllü' olarak bilinen Gül Tut'un ikametinde kızı ve kızının arkadaşıyla eğlendiği sırada camdan düştüğü ve sağlık ekibinin yaptığı kontrolde şahsın hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Konu hakkında Cumhuriyet Savcılığından alınan talimatlar doğrultusunda, 'yüksekten düşme' konusundan Çınarcık İlçe Emniyet Müdürlüğümüzce tahkikat başlatılmıştır."

Oğlunun "elim bir kaza" olarak duyurduğu Güllü'nün ölümünün ardından, sanatçının son röportajı çok konuşuldu. Güllü, "Hayatım film olursa beni Serenay Sarıkaya oynasın" demişti. Sarıkaya, Güllü'nün ölümünün ardından Güllü'nün şarkılarının bulunduğu bir listeyi paylaşarak sanatçıya veda etti.

Oğlunun Güllü'nün ölümünü duyurduğu paylaşımda dikkat çeken, Gülter'in intihar iddialarını reddetmesi oldu. Güllü'nün cesedi, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki otopsi işleminin ardından oğlu Tuğberk Yavuz Gülter ve yakınları tarafından teslim alındı. İstanbul Tuzla'ya götürülen Güllü'nün cenazesi, Tuzla Sultan 1. Ahmet Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze günü sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter, annesini görmek için girdiği gasilhanede fenalaştı.

Güllü'nün ölümünün ardından ifade veren kızının "Annem, Roman havası eşliğinde oynuyordu. Alkollü olduğu için bir anda dengesini kaybedip, evimizin açık olan camından aşağıya düşerek öldü. İtmem kesinlikle söz konusu değil" dediği öğrenildi. Öte yandan Güllü'nün ölmeden önceki son görüntüsü de ortaya çıktı.

Kızı, Güllü'nün öldüğü gün iki-üç şişe şarap içtiğini söyledi. Olay yeri inceleme ekipleri, Güllü'nün düştüğü camın bulunduğu odada, yerdeki parkelerin çok kaygan olduğunu not düştü.  Sanatçının oğlu da polise verdiği ifadede "Bizim dairenin yerleri çok fazla kaygandır. Daha öncesinde ben de annem de yere çok düştük. Bizim evin camları bel hizasında camdır ve tamamıyla açılabilen sürgülü camdır. Ben bundan dolayı annemin, alkolün de etkisiyle camı açmak istediği sırada ayağının kayıp düşmüş olabileceğini düşünüyorum" dedi. Ekipler, sanatçının düştüğü camın alçak ve yere yakın olduğunu belirtti.

Emekli Emniyet Müdürü Haydar Özdemir televizyonda olay anına dair görüntüleri detaylı şekilde analiz ederek, Güllü'nün pencereden düşüp hayatını kaybetmesinde şüpheleri artıran detayları şöyle anlattı:

Güllü’nün ölümü artık “şüpheli ölüm” değil, cinayet masası tarafından soruşturulacak bir dosya haline geldi. Dosyanın Cinayet Büro’ya devredilme nedenleri şöyle açıklandı:

Şarkıcı Güllü'nün ölümü sonrasında çeşitli iddialarla gündeme gelen menajeri Çiğdem Deniz Emir, suskunluğunu bozdu. Emir, "Üç ay önce ticari olarak bir anlaşmazlığımız olduğu doğrudur ama bunun haricinde herhangi bir husumetimiz yok" dedi.

İbrahim Tatlıses, Güllü'nün ölümü hakkında verdiği demeçte, “Çok üzüldük. Mekanı cennet olsun. Ben canına kıydığını zannetmiyorum, çünkü Güllü kendini çok severdi. O balkonun kilitli kapısı var mı? Bu sorunun cevabını düşünüyorum.” Tatlıses, “Çok şey yazarım ama yazmıyorum. Bilirkişiler mutlaka konuyla ilgilenir” ifadelerini kullandı.

Güllü hakkındaki cinayet iddiaları gündemdeki yerinin korurken sanatçının vefatıyla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine hazırlanan ATK raporu ortaya çıktı. Raporda kanında 3,53 promil alkol tespit edilen Güllü'nün avukatı, bulguların kazara düşme olasılığını güçlü bir şekilde desteklediğini söyledi. Öte yandan savcılık, dosya için mühendis bilirkişi heyeti görevlendirdi. 7 kişilik keşif heyeti, Güllü'nün düştüğü pencerenin bulunduğu oda ve düştüğü bölgede bilirkişi incelemesi yaptı.

Adli Bilimler Uzmanı Dr. Mehmet Görgülü, şarkıcının 6'ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybettiği olayda; Güllü'nün aldığı ilaçlara, Adli Tıp raporuyla öğrenilen kanındaki alkol oranına ve evdeki fiziki incelemelere baktığında "itme" veya "atma" izleri görmediğini söyledi. Görgülü, Güllü'nün, ayağının kayması sonucu düşmüş olabileceğini kaydetti.

Birinci İhtisas Kurulu’nun mütalaasında, kanında yüksek düzeyde etil alkol tespit edilen Güllü’nün, zehirlenerek öldüğüne dair tıbbi bir delil bulunmadığı ve yüksekten düşmeye bağlı olarak kırık, beyin kanaması ve iç kanama sonucunda ölümün meydana geldiği belirtildi. Böylece Güllü hakkındaki zehirlenme iddiaları da çürütülmüş oldu.

Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, şarkıcı Kobra Murat hakkında suç duyurusunda bulundu. Kobra Murat mahlaslı Murat Divandiler, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Cinayetin nasıl olduğunu bulmuş gibiyim. Lavabodan çıkıyor, camın açık olduğunu fark ediyor. Aşağıda Eşref adlı biriyle konuşan kızları görüyor. Onlara sesleniyor. Bu sırada tartışma çıkıyor" ifadelerini kullanmıştı. Kobra Murat daha sonra Güllü'nün çocuklarından özür diledi.

Güllü'nün oğlu ve kızı annelerinin ölümüyle ilgili çeşitli iddialarda bulunan Güllü'nün İstanbul'da sahne aldığı eğlence mekanının sahibi Ferdi Aydın hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. 

Güllü'nün kızı, annesinin ölümünden sonra kendisi ve kardeşi hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin olarak, "Yasaklı madde kullandığım ve bundan dolayı sabıkam olduğu, annemle para için ilişki kurduğum gibi çok çirkin iftiralara maruz kaldım" dedi. Kendi geçimini hemşirelik yaparak sağladığını belirten Gülter, "Ben 2016'dan beri çalışan bir insanım, özel bir hastanede yoğun bakım hemşiresi olarak görev yapıyorum" ifadelerini kullandı. Annesiyle ilişkisinin iyi olduğunu vurgulayan Gülter, "Annemle aramız bozuk falan değildi. Zaten kötü olsa son gün oyun oynar mıydık? Bizim anne-kız ilişkimizden öte annem benim hayatımdaki en yakın arkadaşımdı" diye konuştu.

Güllü'nün kızı ve Güllü'nün öldüğü gece yanında bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu, sosyal medya ve televizyon programlarında yapılan açıklamalarda kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Yapılan açıklamada, konuyla hiçbir bağlantısı bulunmayan kişilerin, görsel ve sosyal medyada, televizyon programlarına çıkarak yaşanan olay üzerinden yanlış bilgiler aktardığı belirtilerek, ‘Tuğyan ve Sultan'ın linç girişimine sebep olması’ hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade edildi.

Güllü'nün İstanbul'da sahne aldığı eğlence mekanının sahibi Ferdi Aydın, Yalova Adliyesi'ne gelerek suç duyurusunda bulundu. Güllü’yü, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in öldürdüğünü iddia eden Aydın, “Güllü ablanın öldürüldüğünü düşünüyoruz. Bircan Hanım itiraf ediyor kayıtlarda, 'Tuğyan bana öldürdüğünü söyledi' diyor. 'Keşke annemi bu şekilde öldürmeseydim kemikleri parçalandı üzüldüm' demiş” diye konuştu.

Güllü'nün kızının annesi için yazdığı WhatsApp mesajları ortaya çıktı. Birçok mesajda annesi Güllü'nün ölmesini istediğini yazan Tuğyan Ülkem, savcılığa verdiği ifadede mesajların kendisine ait olduğunu kabul etti.  Ülkem, "Gösterilen mesajlar bana ait, kabul ediyorum ama annemi öldürmedim" ifadelerini kullandı. Güllü'nün patronu Aydın, elindeki WhatsApp yazışmalarını ve ses kayıtlarını delil olarak savcılığa sunmuştu. Aydın'ın savcılığa sunduğu söz konusu WhatsApp yazışmalarında Tuğyan Ülkem Gülter'in annesi hakkında, 'Gebersin', 'Nolur beni annemden kurtar', 'Ölsün', 'Ne olur bir şey yap, bu kadın ölsün, senin çevren çok' gibi ifadeler kullandığı görüldü.

Gazeteci Sevilay Yılman, Güllü'nün vefatından yaklaşık üç ay önce oğlu Tuğberk Yağız Gülter'den şiddet gördüğünü ileri sürdü. Yılman, Güllü'nün Kadın Destek Uygulaması (KADES) aracılığıyla yardım çağrısında bulunduğunu söyledi.

Sahneye çıktığı mekanın sahibi Ferdi Aydın'ın suç duyurusu üzerine, şarkıcı Güllü'nün kızı ve kızının arkadaşı Bircan Dülger ifade verdi. Dülger, savcılık ifadesinde, "Tuğyan bana 'Ben yaptım ama çok pişmanım abla' dedi" diye konuştu. "Tuğyan'dan korktuğum için bugüne kadar hiçbir şey söyleyemedim. Vicdanımı rahatsız ettiği için Ferdi Bey'e anlattım" diyen Dülger, ifadesinde şunları söyledi:

Dülger'in ardından bir diğer tanık Çağrı Kutlu’nun da ifadelerine ulaşıldı. Kutlu, Tuğyan’ın annesini öldürmeyi planladığını iddia etti ve Tuğyan'ın kendisine "Çocuğumu, annemi öldüreceğim, evde 2 milyonluk altın var, onu satsam beni idare etmez" diye konuştuğunu söyledi. Kutlu, şu ifadeleri kullandı:

İfadesinde olayın kaza olduğuna inanmadığını belirten Kutlu, "Mayıs ayında Tuğyan benden para istedi. Parayı alıp Tekirdağ'a gitti, orada konsomatrislik yapmış, kendisi söyledi. Haziran'da pet şişeyle evime geldi, şişenin içinde madde vardı. Annesi için "Bu kadın ölecek. Ben annemle dost olup sonra onu öldüreceğim" ifadelerini de kullandı.

Güllü'nün düştüğü odadaki parkelerle ilgili kriminal rapor çıktı. Zeminde arap sabunu veya bebek yağı döküldüğü iddiaları araştırılan rapora göre zeminde herhangi bir kayganlaştırıcı bulunmadığı belirlendi. Öte yandan ev içi güvenlik kamera görüntülerinin analizinin yapılması için ayrıca TÜBİTAK'a da gönderildi.

Güllü'nün sahne aldığı mekanın sahibi Ferdi Aydın, yeni bir iddia daha ortaya attı. Aydın, "Tuğyan Hanım ölüm orucuna girmiş. 30 kilo olursa cezaevine girmeyeceğini biliyormuş. Şu anda 39 kiloymuş. 30 kilo olup cezaevine girmemek için uğraşıyor" ifadelerini kullandı.

Güllü'nün ölümüne ilişkin Adli Tıp'ın ön inceleme raporunda, 'bazı kritik ve sürpriz tespitlere' yer verildiği bilgisine ulaşıldı. Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, soruşturmayı derinleştirerek ikinci bir savcıyı daha görevlendirdi. Ayrıca Başsavcı Öksüz, dün ses analizleriyle ilgili TÜBİTAK'ın Gebze'deki tesislerine giderek uzmanlarla teknik koordinasyon toplantısı yaptı.

Daha önce Bircan Dülger'in ifadesinde bahsettiği Güllü'nün torununun bakıcısının oğlu Osman Yıldız, önceki açıklamalarını Tuğyan'ın yönlendirmesiyle yaptığını söyleyerek "1 ay önce bana 'Annemi bıçakla veya silahla öldür' yönünde teklifte bulunmuştur" dedi.

Güllü’nün şüpheli ölümüyle ilgili yapılan soruşturma kapsamında yeni bir iddia ortaya atıldı. İsmini açıklamayan bir komşu, yazlığında bulunan güvenlik kamerasının Güllü’nün pencereden itilme anını kaydettiğini öne sürdü. Komşu, görüntüleri inceleyip emniyetle paylaşacağını belirterek “Artık bu olay çözülsün” dedi.

Nihat Doğan, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter tarafından tehdit edildiğini iddia etti. Doğan, "Güllü davası kapatılacakken, bunun düşme değil cinayet olduğunu söyledik diye tehdit ediliyoruz. Tuğyan beni çocuğumla tehdit ediyor. Sosyal medyada canımla tehdit ediyorlar" dedi.

Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun avukatı, müvekkillerinin bilgisi dışında ses kayıtları aldıkları gerekçesiyle B.D., R.G. , Ç.K., Ferdi Aydın ile avukat Gülşah M., Avukat Gizem A., Avukat Özge Ö. ve Gülter'in erkek arkadaşı Kervan E. hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Güllü'nün kızı ve arkadaşı daha önce de sosyal medyada hedef gösterildikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuşlardı.

Son olarak Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve ölüm anında kendisiyle birlikte evde olan arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun "yurt dışına kaçma hazırlığındayken" polis ekipleri tarafından gözaltına alındığı bildirildi. Operasyonda evde bulunan 17 yaşındaki İrem isimli bir kişi de gözaltına alındı.

Sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun emniyetteki sorguları sürerken operasyonda Gülter ve Ulu ile aynı evde gözaltına alınan 17 yaşındaki İrem isimli kişi de serbest bırakıldı. Gülter ve Ulu'nun ‘kasten öldürme’ suçunu işledikleri gerekçesiyle gözaltına alındıkları öğrenildi. Gülter ve Ulu’yu Yalova’dan İstanbul’a aracıyla götüren kişi ile İstanbul’da kaldıkları evin sahibi de gözaltına alındı. Dosya için gizlilik kararı verildi.

Güllü'nün ölümünün ardından ifade veren kızının \"Annem, Roman havası eşliğinde oynuyordu. Alkollü olduğu için bir anda dengesini kaybedip, evimizin açık olan camından aşağıya düşerek öldü. İtmem kesinlikle söz konusu değil\" dediği öğrenildi. Öte yandan Güllü'nün ölmeden önceki son görüntüsü de ortaya çıktı.

Kızı, Güllü'nün öldüğü gün iki-üç şişe şarap içtiğini söyledi. Olay yeri inceleme ekipleri, Güllü'nün düştüğü camın bulunduğu odada, yerdeki parkelerin çok kaygan olduğunu not düştü.  Sanatçının oğlu da polise verdiği ifadede \"Bizim dairenin yerleri çok fazla kaygandır. Daha öncesinde ben de annem de yere çok düştük. Bizim evin camları bel hizasında camdır ve tamamıyla açılabilen sürgülü camdır. Ben bundan dolayı annemin, alkolün de etkisiyle camı açmak istediği sırada ayağının kayıp düşmüş olabileceğini düşünüyorum\" dedi. Ekipler, sanatçının düştüğü camın alçak ve yere yakın olduğunu belirtti.

Emekli Emniyet Müdürü Haydar Özdemir televizyonda olay anına dair görüntüleri detaylı şekilde analiz ederek, Güllü'nün pencereden düşüp hayatını kaybetmesinde şüpheleri artıran detayları şöyle anlattı:

Güllü’nün ölümü artık “şüpheli ölüm” değil, cinayet masası tarafından soruşturulacak bir dosya haline geldi. Dosyanın Cinayet Büro’ya devredilme nedenleri şöyle açıklandı:

Şarkıcı Güllü'nün ölümü sonrasında çeşitli iddialarla gündeme gelen menajeri Çiğdem Deniz Emir, suskunluğunu bozdu. Emir, \"Üç ay önce ticari olarak bir anlaşmazlığımız olduğu doğrudur ama bunun haricinde herhangi bir husumetimiz yok\" dedi.

İbrahim Tatlıses, Güllü'nün ölümü hakkında verdiği demeçte, “Çok üzüldük. Mekanı cennet olsun. Ben canına kıydığını zannetmiyorum, çünkü Güllü kendini çok severdi. O balkonun kilitli kapısı var mı? Bu sorunun cevabını düşünüyorum.” Tatlıses, “Çok şey yazarım ama yazmıyorum. Bilirkişiler mutlaka konuyla ilgilenir” ifadelerini kullandı.

Güllü hakkındaki cinayet iddiaları gündemdeki yerinin korurken sanatçının vefatıyla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine hazırlanan ATK raporu ortaya çıktı. Raporda kanında 3,53 promil alkol tespit edilen Güllü'nün avukatı, bulguların kazara düşme olasılığını güçlü bir şekilde desteklediğini söyledi. Öte yandan savcılık, dosya için mühendis bilirkişi heyeti görevlendirdi. 7 kişilik keşif heyeti, Güllü'nün düştüğü pencerenin bulunduğu oda ve düştüğü bölgede bilirkişi incelemesi yaptı.

Adli Bilimler Uzmanı Dr. Mehmet Görgülü, şarkıcının 6'ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybettiği olayda; Güllü'nün aldığı ilaçlara, Adli Tıp raporuyla öğrenilen kanındaki alkol oranına ve evdeki fiziki incelemelere baktığında \"itme\" veya \"atma\" izleri görmediğini söyledi. Görgülü, Güllü'nün, ayağının kayması sonucu düşmüş olabileceğini kaydetti.

Birinci İhtisas Kurulu’nun mütalaasında, kanında yüksek düzeyde etil alkol tespit edilen Güllü’nün, zehirlenerek öldüğüne dair tıbbi bir delil bulunmadığı ve yüksekten düşmeye bağlı olarak kırık, beyin kanaması ve iç kanama sonucunda ölümün meydana geldiği belirtildi. Böylece Güllü hakkındaki zehirlenme iddiaları da çürütülmüş oldu.

Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, şarkıcı Kobra Murat hakkında suç duyurusunda bulundu. Kobra Murat mahlaslı Murat Divandiler, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda \"Cinayetin nasıl olduğunu bulmuş gibiyim. Lavabodan çıkıyor, camın açık olduğunu fark ediyor. Aşağıda Eşref adlı biriyle konuşan kızları görüyor. Onlara sesleniyor. Bu sırada tartışma çıkıyor\" ifadelerini kullanmıştı. Kobra Murat daha sonra Güllü'nün çocuklarından özür diledi.

Güllü'nün oğlu ve kızı annelerinin ölümüyle ilgili çeşitli iddialarda bulunan Güllü'nün İstanbul'da sahne aldığı eğlence mekanının sahibi Ferdi Aydın hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. 

Güllü'nün kızı, annesinin ölümünden sonra kendisi ve kardeşi hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin olarak, \"Yasaklı madde kullandığım ve bundan dolayı sabıkam olduğu, annemle para için ilişki kurduğum gibi çok çirkin iftiralara maruz kaldım\" dedi. Kendi geçimini hemşirelik yaparak sağladığını belirten Gülter, \"Ben 2016'dan beri çalışan bir insanım, özel bir hastanede yoğun bakım hemşiresi olarak görev yapıyorum\" ifadelerini kullandı. Annesiyle ilişkisinin iyi olduğunu vurgulayan Gülter, \"Annemle aramız bozuk falan değildi. Zaten kötü olsa son gün oyun oynar mıydık? Bizim anne-kız ilişkimizden öte annem benim hayatımdaki en yakın arkadaşımdı\" diye konuştu.

Güllü'nün kızı ve Güllü'nün öldüğü gece yanında bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu, sosyal medya ve televizyon programlarında yapılan açıklamalarda kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Yapılan açıklamada, konuyla hiçbir bağlantısı bulunmayan kişilerin, görsel ve sosyal medyada, televizyon programlarına çıkarak yaşanan olay üzerinden yanlış bilgiler aktardığı belirtilerek, ‘Tuğyan ve Sultan'ın linç girişimine sebep olması’ hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade edildi.

Güllü'nün İstanbul'da sahne aldığı eğlence mekanının sahibi Ferdi Aydın, Yalova Adliyesi'ne gelerek suç duyurusunda bulundu. Güllü’yü, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in öldürdüğünü iddia eden Aydın, “Güllü ablanın öldürüldüğünü düşünüyoruz. Bircan Hanım itiraf ediyor kayıtlarda, 'Tuğyan bana öldürdüğünü söyledi' diyor. 'Keşke annemi bu şekilde öldürmeseydim kemikleri parçalandı üzüldüm' demiş” diye konuştu.

Güllü'nün kızının annesi için yazdığı WhatsApp mesajları ortaya çıktı. Birçok mesajda annesi Güllü'nün ölmesini istediğini yazan Tuğyan Ülkem, savcılığa verdiği ifadede mesajların kendisine ait olduğunu kabul etti.  Ülkem, \"Gösterilen mesajlar bana ait, kabul ediyorum ama annemi öldürmedim\" ifadelerini kullandı. Güllü'nün patronu Aydın, elindeki WhatsApp yazışmalarını ve ses kayıtlarını delil olarak savcılığa sunmuştu. Aydın'ın savcılığa sunduğu söz konusu WhatsApp yazışmalarında Tuğyan Ülkem Gülter'in annesi hakkında, 'Gebersin', 'Nolur beni annemden kurtar', 'Ölsün', 'Ne olur bir şey yap, bu kadın ölsün, senin çevren çok' gibi ifadeler kullandığı görüldü.

Gazeteci Sevilay Yılman, Güllü'nün vefatından yaklaşık üç ay önce oğlu Tuğberk Yağız Gülter'den şiddet gördüğünü ileri sürdü. Yılman, Güllü'nün Kadın Destek Uygulaması (KADES) aracılığıyla yardım çağrısında bulunduğunu söyledi.

Sahneye çıktığı mekanın sahibi Ferdi Aydın'ın suç duyurusu üzerine, şarkıcı Güllü'nün kızı ve kızının arkadaşı Bircan Dülger ifade verdi. Dülger, savcılık ifadesinde, \"Tuğyan bana 'Ben yaptım ama çok pişmanım abla' dedi\" diye konuştu. \"Tuğyan'dan korktuğum için bugüne kadar hiçbir şey söyleyemedim. Vicdanımı rahatsız ettiği için Ferdi Bey'e anlattım\" diyen Dülger, ifadesinde şunları söyledi:

Dülger'in ardından bir diğer tanık Çağrı Kutlu’nun da ifadelerine ulaşıldı. Kutlu, Tuğyan’ın annesini öldürmeyi planladığını iddia etti ve Tuğyan'ın kendisine \"Çocuğumu, annemi öldüreceğim, evde 2 milyonluk altın var, onu satsam beni idare etmez\" diye konuştuğunu söyledi. Kutlu, şu ifadeleri kullandı:

İfadesinde olayın kaza olduğuna inanmadığını belirten Kutlu, \"Mayıs ayında Tuğyan benden para istedi. Parayı alıp Tekirdağ'a gitti, orada konsomatrislik yapmış, kendisi söyledi. Haziran'da pet şişeyle evime geldi, şişenin içinde madde vardı. Annesi için \"Bu kadın ölecek. Ben annemle dost olup sonra onu öldüreceğim\" ifadelerini de kullandı.

Güllü'nün düştüğü odadaki parkelerle ilgili kriminal rapor çıktı. Zeminde arap sabunu veya bebek yağı döküldüğü iddiaları araştırılan rapora göre zeminde herhangi bir kayganlaştırıcı bulunmadığı belirlendi. Öte yandan ev içi güvenlik kamera görüntülerinin analizinin yapılması için ayrıca TÜBİTAK'a da gönderildi.

Güllü'nün sahne aldığı mekanın sahibi Ferdi Aydın, yeni bir iddia daha ortaya attı. Aydın, \"Tuğyan Hanım ölüm orucuna girmiş. 30 kilo olursa cezaevine girmeyeceğini biliyormuş. Şu anda 39 kiloymuş. 30 kilo olup cezaevine girmemek için uğraşıyor\" ifadelerini kullandı.

Güllü'nün ölümüne ilişkin Adli Tıp'ın ön inceleme raporunda, 'bazı kritik ve sürpriz tespitlere' yer verildiği bilgisine ulaşıldı. Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, soruşturmayı derinleştirerek ikinci bir savcıyı daha görevlendirdi. Ayrıca Başsavcı Öksüz, dün ses analizleriyle ilgili TÜBİTAK'ın Gebze'deki tesislerine giderek uzmanlarla teknik koordinasyon toplantısı yaptı.

Daha önce Bircan Dülger'in ifadesinde bahsettiği Güllü'nün torununun bakıcısının oğlu Osman Yıldız, önceki açıklamalarını Tuğyan'ın yönlendirmesiyle yaptığını söyleyerek \"1 ay önce bana 'Annemi bıçakla veya silahla öldür' yönünde teklifte bulunmuştur\" dedi.

Güllü’nün şüpheli ölümüyle ilgili yapılan soruşturma kapsamında yeni bir iddia ortaya atıldı. İsmini açıklamayan bir komşu, yazlığında bulunan güvenlik kamerasının Güllü’nün pencereden itilme anını kaydettiğini öne sürdü. Komşu, görüntüleri inceleyip emniyetle paylaşacağını belirterek “Artık bu olay çözülsün” dedi.

Nihat Doğan, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter tarafından tehdit edildiğini iddia etti. Doğan, \"Güllü davası kapatılacakken, bunun düşme değil cinayet olduğunu söyledik diye tehdit ediliyoruz. Tuğyan beni çocuğumla tehdit ediyor. Sosyal medyada canımla tehdit ediyorlar\" dedi.

Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun avukatı, müvekkillerinin bilgisi dışında ses kayıtları aldıkları gerekçesiyle B.D., R.G. , Ç.K., Ferdi Aydın ile avukat Gülşah M., Avukat Gizem A., Avukat Özge Ö. ve Gülter'in erkek arkadaşı Kervan E. hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Güllü'nün kızı ve arkadaşı daha önce de sosyal medyada hedef gösterildikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuşlardı.

Son olarak Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve ölüm anında kendisiyle birlikte evde olan arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun \"yurt dışına kaçma hazırlığındayken\" polis ekipleri tarafından gözaltına alındığı bildirildi. Operasyonda evde bulunan 17 yaşındaki İrem isimli bir kişi de gözaltına alındı.

Sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun emniyetteki sorguları sürerken operasyonda Gülter ve Ulu ile aynı evde gözaltına alınan 17 yaşındaki İrem isimli kişi de serbest bırakıldı. Gülter ve Ulu'nun ‘kasten öldürme’ suçunu işledikleri gerekçesiyle gözaltına alındıkları öğrenildi. Gülter ve Ulu’yu Yalova’dan İstanbul’a aracıyla götüren kişi ile İstanbul’da kaldıkları evin sahibi de gözaltına alındı. Dosya için gizlilik kararı verildi.